Dini Sohbetler İnsanlarda Neyi Ortaya Çıkartır

Din, bir ihtiyaçtır. Din, kelime anlamı itibarıyla borç anlamına gelmektedir. Yaratana karşı olan borç, bir sorumluluk gerektirir. Dinin temel ve esas kaynakları ilahidir. Allah tek din olarak İslam’ı ikmal ederek Peygamber (a.s.) ile insanlığa ulaştırmıştır. Böylece dinin temel kaynakları Kur’an ve sünnet olmuştur.

Din Kaynaklarının  Hayattaki Yeri

            Kur’an ve sünnet üzerinde tartışılmayan iki ana kaynaktır. Kişiler bunları kabul ederek hayatlarını idame ettirirler. Kur’an ve sünnet besleyicidir. Emirler ve yasaklar da tamamen bu kaynaklara uygun olarak ortaya konmuştur. 

            Bu kaynaklara bağlı olarak İslami ilimler ortaya çıkmıştır. Tefsir, hadis, akaid, kelam, fıkıh bu ilimlerden bazılarıdır. Kişilerin dini yaşaması ve borç öder gibi sorumluluklarını yerine getirmesi dine olan bağlılığı ve onlardaki hakiki benliği ortaya çıkarmaktadır.

            Bir insan din kaynaklarına ne kadar müracaat ediyorsa o kadar dindardır. Dindar olmak, Allah’tan korkmak ve emir ile yasaklarına uymakla ilgili olan bir şeydir. En doğru din dinin en temel kaynaklarına uyularak ve onlardan dersler ve nasihatler çıkarılarak yaşanmaktadır. Böylece kişiler kendi hayatlarında ve toplum hayatında olması gerektiği gibi yaşarlar.

Dini Vaaz ve Hayattaki Etkisi

            Bir kişi, çocuk olsun, genç olsun, orta yaşlarda yetişkin ya da yaşlı olan hayatında mutlaka bir iman ya da inanma ihtiyacı hisseder. Bu en doğru bir şekilde İslam ile mümkündür. Bir kişinin günlük hayatındaki dinin yeri onun ibadeti, ahlakı ile ortaya çıkar.

            Sohbet, bir ve beraber olmak, dertleri paylaşmak, mutlulukları çoğaltmak demektir. Dini muhabbet de din merkezli olarak birlik, beraberlik, huzur ve mutluluk üzerine kuruludur. Böylece hayata devam etmek bir anlam kazanır.

            Dini vaazlarda öğrenme ve öğretme de esas alınmaktadır. Bu da eğitimin bir parçasını oluşturduğundan vaazlar kişilerin gelişmesini ve toplumda sosyal bir şekilde yaşamasını sağlar. Böylece kişiler birlik ve beraberlik içinde, kardeşlik, hürriyet, eşitlik, adalet, hak, hukuk gibi duygu ve düşüncelere bağlı davranış ve tavırların içinde olabilirler.

Bütün Bunların İnsanlara Kazandırdıkları Şu Şekildedir:

*Kişiler dinini en doğru şekilde öğrenmeye ve yaşamaya çalışırlar.
*Kişi hayatında din önemli ve değerli bir yerde hayatın da merkezindedir.
*Kişiler birlik ve beraberlik duygu ve düşünceleri kazanırlar.
*Kişiler elem, keder, dert ve mutluluklarını da paylaşırlar.
*Kişiler sosyal hayatlarında mutlu, huzurlu olmanın yollarını öğrenirler.
*Sosyal hayatın zorluklarının üstesinden gelmeyi başarırlar.
*Kişiler herhangi bir sorunla karşılaştıklarında ne yapacaklarının farkında olurlar.
*Din ve dindarlık toplumda yaygınlaşmış olur.
*Kişide ahlak, erdem, saygınlık, hoşgörü, mütevazılık, adalet, merhamet gibi duygu, düşünce ve davranışlar gelişmiş olur.
*Kişiler daha adil, daha düzenli bir hayat yaşamaya başlar.
*Kişilerde belli bir olgunlaşma seviyesine erişme meydana gelir.
*Kişilerin bilgi, birikim ve tecrübesi artar.
*Kişilerin hayata ve diğer insanlara çok kolay alışır ve hayatlarını sürdürebilirler.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*